Lefkoşa

Eski tarihlerden bu yana medeniyetlerin başkenti olan Lefkoşa’a gezilecek yerler ve şehrin tarihi hakkında bilgi edinin.

Lefkoşa, eşsiz bir şehir. Tarih boyunca dükler, krallar, soylular, baronlar, şövalyeler ve paşalar hep bu topraklarda hakimiyet kurdu. Tarihi, kültürü ve mimarisi binlerce yılın izlerini taşıyor. Her yıl binlerce turist bu atmosferin bir parçası olmak için Lefkoşa’ya geliyor. Ve en önemlisi, bulunduğu konum itibarıyla diğer şehirlerden bir adım önde bulunuyor. Kültür turundan dalışa, trekkingden yamaç paraşütüne, gece hayatından golfe kadar sayısız aktivite seçeneklerini sunuyor.

Lefkoşa, dört bir tarafı Akdeniz ile çevrili Kıbrıs adasının 800 yıldır başkenti. Şehrin tarihi yaklaşık 4 bin 500 yıl önceye dayandığı düşünülüyor.

Lefkoşa Tarihi

M.Ö. 7’nci yüzyılda bugünkü Lefkoşa şehrinin güney batısında Lidra ya da Lidu adında başka bir kentin olduğu biliniyor. Mısır Kralı 1’inci Ptolomy’nin oğlu Leucus, M.Ö. 312 – 285 yıllarında şehri Lefkoşa’nın bugün bulunduğu yere (Kanlıdere’nin etrafına) taşıyor. Bu bölge, bugün Eski Lefkoşa olarak biliniyor. Ardından şehir büyüyerek bugünkü halini alıyor. Lefkoşa, Bizans Dönemi’nin sonundan itibaren Kıbrıs’ın başkenti olarak kalıyor. Yüzlerce yıl boyunca Bizanslı dükler, Templar şövalyeleri, Lüzinyan ile Venedik kralları, lordları ve Osmanlı valileri bu toprakların üzerinde hüküm sürdü.

Yüzlerce yıllık başkent, 1974 yılından bu yana ise üçe bölünmüş durumda. Kuzeyde KKTC (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti), güneyde Kıbrıs Rum Kesimi ve ortada BM Barış Gücü bulunuyor. BM tarafından oluşturulan Yeşil Hat, şehri ikiye ayırmış olsa da aynı zamanda şehri iki ülkenin tek başkentine dönüştürmüş durumda. Tarihin tanığı olan şehir, o günden bugüne hem kuzeyin hem de güneyin başkenti olmayı sürdürüyor. Binlerce yıldır ekonomi ve ticaret merkezi olmakla birlikte bugün eşsiz bir tarihi ve kültürü biriktirmeyi sürdürüyor.

Lefkoşa Gezilecek Yerler

Lefkoşa’da iki ayrı dünya var. Şehrin Venedik Surları içinde kalan kısmına Eski Lefkoşa, dışında kalan kısmına ise Yeni Lefkoşa deniyor. Eski Lefkoşa, zengin tarihini yansıtan çok sayıda esere ev sahipliği yaparken; Yeni Lefkoşa şehir hayatının canlı bir örneğini oluşturuyor ve 1600’lü yıllarda Venedikliler tarafından yapılan surlar, bir nevi eski şehri modern şehirden ayırıyor.

Lefkoşa’daki tatilinize kültür turu ile başlayacaksanız yönünüzü Eski Lefkoşa’ya çevirmeniz gerek. Bu bölgeyi 4,5 kilometre uzunluğundaki Venedik Surları çevreliyor. Surların ilginç bir hikayesi var. Venedikliler, Lefkoşa şehrini Osmanlılar’a karşı savunmak için Lüzinyan Surları’nın yerine şimdiki surları inşa etmeye başlıyorlar. Surların yapımı 1567 yılında başlıyor. Ancak surların inşası bittikten hemen sonra Lefkoşa, Osmanlılar tarafından alınıyor!

Venedik Surları’nın içinde 11 burç ve üç ana giriş kapısı bulunuyor. Kuzeyde Proveditore (Girne kapısı), doğuda Giuliano (Mağusa) ve batıda Domenico (Baf) Kapısı var. Bu kapılardan en önemlisi Girne şehrine açılan Girne Kapısı. Şehir, Osmanlılar tarafından alındıktan sonra Girne Kapısı tamir edilip üzerine kubbeli bir oda eklenmiş. Günümüzde ise Turizm Bilgi Ofisi olarak kullanılıyor.

Kapıdan girdiğinizde artık Eski Lefkoşa’dasınız. Sokakların oldukça dar olduğunu göreceksiniz. Sizi her adımda tarih ve kültürün yanı sıra şirin kafeler karşılayacak. Bundan sonra keyifli bir kültür turu sizi bekliyor.

Şehrin en merkezi yeri, Cumhuriyet Meydanı. Burası Sarayönü Meydanı olarak da biliniyor. Çok sayıda kafe ve restoranın olduğu bu alan, Ercan Havalimanı’na yaklaşık 25 dakika uzaklıkta. Eski Lefkoşa’yı buradan başlayarak gezebilirsiniz.

Venedikliler tarafından 1550 yılında dikilen Venedik Sütunu, Sarayönü Meydanı’nda yer alıyor. Sütunun Salamis şehrindeki bir mabetten getirildiği sanılıyor. Osmanlılar zamanında Sarayönü Camii’nin avlusuna kaldırılan bu sütun, İngilizler döneminde şimdiki yerine getirilmiş. Eskiden üzerinde St. Mark aslanı varken sonrasında bakır küre konulmuş. Sütunun üzerinde geçmişten bugüne gelen Latince bir mesaj var:

“Buranın insanları kendilerini güzellik ve zenginlik içinde değil, bozulmamış inanç içinde görürler.”

Lefkoşa’nın şaheserlerinden biri St. Sohia Katedrali; bugünkü adıyla Selimiye Camii. Burası Kıbrıs adasındaki en büyük ve en görkemli ibadethane. Aynı zamanda en önemli gotik mimari olarak kabul ediliyor. Lüzinyanlar tarafından 1200 yılında yapımına başlanan katedralin inşası yaklaşık 130 yıl sürüyor. Kıbrıs’ın en önemli katedrali olduğundan Lüzinyan Kralları, Kıbrıs kralı olarak burada taç giyiyor. Ancak katedral, şehir 1570 yılında Osmanlılar tarafından alındıktan sonra camiye dönüştürüldü. Eğer Selimiye Cami’nin iyi bir fotoğrafını çekmek istiyorsanız Büyük Han’ın tepesine çıkmanızı tavsiye ederiz.

Büyük Han’ı Mutlaka Ziyaret Edin

Büyük Han, Selimiye Camii’nin biraz ilerisinde bulunuyor. Burası Kıbrıs’taki en önemli Osmanlı eseri ve adanın en büyük hanı aynı zamanda. İki katlı ve 68 odası bulunuyor. 1572 yılında Kıbrıs’ın ilk Osmanlı Valisi olan Muzaffer Paşa tarafından inşa ettiriliyor. Zamanında gezgin tüccarların konakladığı han, Birleşik Krallık döneminde hapishane, sonrasında ise fakirler için barınak olarak kullanılmış. Günümüzde ise kafe, restoran ve galerilerin olduğu keyifli bir ortama dönüşmüş durumda. Kıbrıs el sanatlarının ve kültürünün yansıtıldığı bir mekan olarak düzenlenmiş. Burası, Lefkoşa’nın gözbebeği sayılıyor.

Selimiye Camii’nin avlusunda bulunan Taş Eserler Müzesi (Lapidary Müzesi) de görülmeye değer. Bu, M.S. 14’üncü yüzyıla tarihlenen bir Venedik yapısı. Binanın yalnızca bir kısmı günümüze gelebilmiş. İnşa edildiği dönemde hacılar ve seyyahların misafir edildikleri bir mekan olarak kullanıldığı sanılıyor. İngiliz Sömürge İdaresi döneminde, şehirdeki Ortaçağ dönemine ait parçalar toplanıp buraya getirilmiş. Binanın kuzey duvarında bulunan anıtsal gotik pencere göz kamaştırıcı. İngilizler tarafından yıktırılan eski Lüzinyan Sarayı’ndan alınıp buraya monte edilmiş. Müzede sergilenen eserler arasında; Dampierre ailesine ait lahit, Kıbrıs Mareşalı Antakyalı Adam’ın M.S. 13’üncü yüzyıla ait mezar taşı ve mermerden yapılmış St. Mark Aslanı bulunuyor.

Lefkoşa yüzyıllar boyu ticaret merkezi olduğundan birçok hana ev sahipliği yapıyor. Kumarcılar Hanı, bunlardan bir başkası. Eski adı “Buğday Pazarı” olarak geçiyor. Burası, kesme taştan yapılmış, yamuk planlı küçük bir han. Büyük Han’dan sonra Lefkoşa’nın en büyük ve en eski hanı. 17’nci yüzyılda inşa edildiği sanılıyor. Orijinali 52 oda olsa da günümüze ancak 44 odası ulaşmış.

Lefkoşa’nın Sokaklarında Kaybolun

Lefkoşa tarihini gözler önüne seren bir başka yapı, Derviş Paşa Konağı. Burası şehrin tarihi dokusunu en iyi şekilde koruyan Arabahmet Mahallesi’nde bulunuyor. Kıbrıs’ta yayınlanan ilk Türk gazetesini çıkaran Derviş Paşa’ya ait bu konak, bugün Etnografya Müzesi olarak kullanılıyor. Buradaki pek çok eser tarihe ayna tutuyor. Konak ise başlı başına bir eser; 19’uncu yüzyılda yapılmış.

4 bin 500 yıllık tarihi geçmişi olduğu düşünülen Lefkoşa şehri, sayısız tarihi esere ev sahipliği yapıyor. Ziyaret edilebilecek diğer yerler arasında; Arabahmet Mahallesi, Samanbahçe, St. Nicholas Kilisesi (Bedesten), İkinci Sultan Mahmut Kütüphanesi, Büyük Hamam, Sarayönü Camii, Turunçlu Camii, Saçaklı Ev ve 17’nci yüzyılın başlarında inşa edilen Mevlevi Tekkesi bulunuyor.

Surların dışında ise adanın en eski ve güzel yapılarından biri var: Machairas Manastırı. Buraya Lefkoşa’dan araçla 30 dakika gitmek mümkün. 12’nci yüzyılda inşa edilmiş bir Ortodoks yapısı bu. Manastırı gezdikten sonra çevrede bulunan kafe ve restoranlarda da bir mola verebilirsiniz. Hatta Kıbrıs’a özgü Con Kahvesi‘ni burada mutlaka deneyin. Türk kahvesine göre daha az kavrulduğunu söylemiş olalım.

Kıbrıs’a İlk Adım: Ercan Havalimanı

Lefkoşa, Ercan Havalimanı’na ev sahipliği yaptığından dolayı uçakla buraya gelenler ilk adımını burada atar. Şehir, sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliğin yanı sıra casino ve gece hayatı nedeniyle sıklıkla tercih ediliyor. Oysa burada çok daha fazlası var. Sebebi, şehrin konumu itibarıyla burada hareket kabiliyetinizin oldukça yüksek olması. Lefkoşa’da konaklayıp bütün Kıbrıs’ı kolayca gezebilirsiniz. Özellikle dünyanın en güzel sahillerine sahip Girne ve Gazimağusa şehirlerine yakınlığı büyük bir avantaj sağlıyor. Bunun için bir araç kiralamanız yeterli.

Bir taraftan Lefkoşa’nın tarih, kültür ve eğlence dünyasını yaşarken bir yandan günübirlik turlar planlayarak diğer şehirleri keşfe çıkabilirsiniz. Öyle ki bir saat sonra Girne Limanı’nda keyifle yemek yiyor olabilir ya da Gazimağusa’nın pırıl pırıl plajlarında yüzebilirsiniz. Tarihi ve deniz turizmi bakımından eşsiz bir şehir olan Gazimağusa, Lefkoşa merkezden yaklaşık 70 km uzakta. Aynı şekilde Kıbrıs’ın turizm merkezi Girne, Lefkoşa merkeze yaklaşık 30 km uzaklıkta bulunuyor. Girne’de bulunan Alagadi Plajı’na bir saatte, Escape Beach Club’a yaklaşık 50 dakikada gidilebiliyor. Lefkoşa tatili; kültür turundan dalışa, golften tırmanışa, hatta mağaracılıktan yüzmeye kadar birçok aktiviteyi bir tatile sığdırmanız anlamına geliyor.

Lefkoşa, diğer şehirlere göre adanın her yerine ulaşım kolaylığı sağlıyor. Avrupa vatandaşı olmanız halinde Kuzey’den Güney’e yürüyerek bile geçiş yapabilirsiniz. Lefkoşa’dan Güney Kıbrıs’ın en uzak noktası yaklaşık iki saatlik bir mesafede bulunuyor.

Lefkoşa Festivalleri

Ayrıca Lefkoşa’da yıl boyunca birçok festival düzenleniyor. Nisan ayında düzenlenen ‘Yiğitler Yaban Enginarı (Gafgarıt), Eylül ayında gerçekleşen ‘Uluslararası Kıbrıs Tiyatro Festivali’ ve Ekim ayında yapılan ‘Surlariçi Jazz Festivali’ bunlardan birkaçı.

Lefkoşa Gece Hayatı

Lefkoşa, Kuzey Kıbrıs’ta gece hayatının kalbinin attığı önemli şehirlerden biri. Bu şehirde eğlenceye dair ne isterseniz bulmanız mümkün. Kumarhanelerin yasal olması ve özellikle öğrenci nüfusunun fazla olması şehrin eğlence seviyesini yükseklere taşıyor. Her yıl binlerce turist buradaki dünyanın bir parçası olmak için Lefkoşa’ya geliyor. Şehirde dünyaca ünlü casinoların yanı sıra birçok gece kulübü, disko, bar ve meyhane var. Lefkoşa’da eğlence günün ilk ışıklarına dek sürüyor. Lefkoşa gece hayatı, şehrin turizmine önemli bir katkı sağlıyor.

Öte yandan adanın ticaret, kültür ve eğlence merkezi olduğundan burada konaklama imkanları oldukça fazla. Otellerin birçoğu şehir merkezinin yakınında bulunuyor. Şehirde beş yıldızlı otellerden pansiyonlara dek pek çok alternatif bulmak mümkün. Seçiminizi Merit Lefkoşa Hotel ve Golden Tulip gibi beş yıldızlı otellerden yana kullanırsanız casinolarda da şansınızı deneyebilirsiniz. Kıbrıs Şehir Rehberi için linke tıklamanız yeterli olacaktır.

Lefkoşa Belediyesi’nin websitesine buradan ulaşabilirsiniz: https://www.lefkosabelediyesi.org

 

Sizi arayalım.

Lefkoşa’da tatil, yatırım veya emlak projeleri hakkında bilgi almak için lütfen buradaki formu doldurun.

Konuşmaya Başla
Detaylı bilgi alın
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?