Gazimağusa

Binlerce yıllık tarihi zenginliğini koruyarak bugünlere ulaştıran Gazimağusa, pırıl pırıl gökyüzünün altında bir açık hava müzesini andırıyor.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin liman kenti Gazimağusa, tarihi geçmişi ve gotik mimarinin en güzel örneklerine sahip olması bakımından eşsiz bir şehir. Yaşadığı onca istila ve depreme rağmen binlerce yıllık tarihi mirasını korumayı başarmış. Akdeniz’in pırıl pırıl sularının da etkisiyle dünyanın en kıymetli turizm noktalarından biri olmayı hak ediyor. Gazimağusa  Antik Kenti’nin de yer aldığı mini gezi rehberimize göz atın: Kıbrıs gezi rehberi

Gazimağusa Tarihi

Şehrin M.Ö 3’üncü yüzyılda Mısır Kralı Ptolemeus Philadelphus tarafından kurulduğu biliniyor. Kral Philadelphus, kurduğu kente ilk başta kız kardeşi Arsinoe’nin adını veriyor. Şehrin nüfusu, 6 km uzaktaki Salamis şehrinin M.S 647 yılında Araplar tarafından istila edilmesiyle artıyor. Kentin adı da Arapların bulamaması umuduyla, ‘kumda saklı’ anlamına gelen ‘Ammohostos’ olarak değiştiriliyor. Başta bir balıkçı kasabası olan şehir, farklı medeniyetlerin etkisiyle gelişiyor. Kısa bir süre Tapınak Şovalyeleri’nin hakimiyetine girse de Lüzinyanlar tarafından (1192-1489) alınıyor. Doğu ile batı arasında bir ticari liman kentine dönüşünce önemi giderek artıyor. 13’üncü yüzyılda Lüzinyanlar döneminde en stratejik merkez olup tarih boyunca önemini koruyor. Lüzinyanlar’ın ardından Cenevizliler, Venedikliler ve son olarak Osmanlı İmparatorluğu bu toprakların hakimi oluyor. Asıl adı Mağusa olan şehir, 1974 yılında ‘gazi’ unvanını alıyor.

Gazimağusa Gezilecek Yerler

Gazimağusa’yı gezmeye başladığınızda sizi sık sık muhteşem bir mimari eser karşılayacak. Tarihi yapıların birçoğu yürüme mesafesinde bulunuyor.

Şehrin en dikkat çeken yapısı, 1489 yılına kadar Mağusa şehrini içine alan surlar. 3 km uzunluğundaki bu yapı, henüz ateşli silahların olmadığı bir dönemde Lüzinyanlar tarafından inşa edildi. Venedikliler zamanında ise güçlendirildi. Yüksekliği 18 metre iken genişliği bazı yerlerde 9 metreye varıyor. Duvarlarda burçlar, kapılar, rampalar, mangallar, cephanelik, depo ve ahırlar mevcut. Ayrıca ‘Othello’ adıyla bilinen bir iç kale ve Kara Kapısı (Ravelin) ile Deniz Kapısı (Porta Del Mare) adıyla bilinen iki giriş kapısı bulunuyor.

Gazimağusa’yı, Porta Del Mare’den başlayarak adım adım gezebilirsiniz. Bu sayede Ortaçağ’da bir şehrin nasıl savunulduğunu göreceksiniz. Hatta surların içinde bu kadar değerli ne var diye merak edeceksiniz. Sonrasında şehri gezmeye başlayabilirsiniz. Gazimağusa’nın tarihi zenginliği bu surların içinde ve etrafında bulunuyor.

Her yerinde farklı tarihlerin izleri bulunuyor.

Surların tam ortasında St. Nicholas Kathedrali; bugünkü haliyle Lala Mustafa Paşa Cami yükseliyor. Lüzinyan krallarının Kudüs Kralı olarak taç giydikleri bu yapı, gotik mimarinin en iyi örneklerinden biri. Bir zamanlar kral ve kraliçelerin burada taç giydiği biliniyor. Rivayete göre, bu anıtın kutsanmış bir enerjisi de var. Mağusa kenti, Osmanlı İmparatorluğu tarafından alınınca katedralden camiye dönüştürülüyor. Sonrasında aslına uygun bir şekilde gotik mimari kullanılarak minare eklenmiş. Akdeniz’deki en önemli gotik eserlerden biri olan yapı, şehrin kalbi sayılıyor.

Lala Mustafa Paşa Camii’nin hemen önünde Namık Kemal Meydanı bulunuyor. ‘Vatan Yahut Silistre’ oyununun yazarı Namık Kemal’in meydana adının verilmesinin nedeni, burada 38 ay sürgün hayatı yaşaması. Hürriyet şairi, sadrazam hakkında yazdığı yazı nedeniyle burada yıllarını geçiriyor. (1873-1876) Namık Kemal Zindanı da hemen birkaç adım ötede bulunuyor.

Meşhur Othello Kalesi ise buraya birkaç dakikalık yürüme mesafesinde. İngiliz şair William Shakespeare, Othello eserinde burada gerçekleşen gerçek bir olayı anlatıyor. Gerçekte, kalenin kumandanı Christopher Morro, 1500’lü yıllarda kendisini aldattığını düşündüğü karısı Desdemona’yı kıskançlıktan kılıçla öldürüyor.

Tarihi surların içinde gezeceğiniz bir çok yer var.

Gazimağusa’da sadece surların içinde bile onlarca tarihi eseri ziyaret etmek mümkün. M.S 16’ncı yüzyıla tarihlenen Venedik Kraliyet Sarayı, Venedik Sarayı Kalıntıları, St. Francis Manastırı ve Kilisesi, St. George Kilisesi, İkiz Kiliseler, Canbulat Türbesi ve Müzesi gibi çok sayıda tarihi eser bu bölgede yer alıyor. Bir zamanlar 365 kiliseye sahip olduğu söylenen Mağusa kenti, gerçek anlamda bir açık hava müzesini andırıyor.

Kiliseler, müzeler, kaleler ve camiler arasında mekik dokurken kısa bir mola vermek gerekecektir. Hatta bu topraklarda olup bitenler hakkında durup düşünmek isteyebilirsiniz. Öyleyse Lala Mustafa Paşa Camii önündeki tarihi cümbez ağacı altında mola verin. Keza 1298 yılında St. Nicholas Kathedrali’nin inşaatı başladığında dikilen bu ağaç, tüm yaşananlara tanıklık etmiş durumda. Şehrin hikayesini anlamanıza yardımı olacaktır.

Öte yandan kolaylıkla bir kahve dükkanı da bulmanız mümkün. Namık Kemal Meydanı’na giden yol üzerinde oldukça mütevazı bir kafe olan Retro’ya uğrayabilirsiniz. Kara Kapısı’nın karşısında bulunan One Shot Coffee de bir başka seçenek olabilir.

Gazimağusa’nın dışında kalan yerleri görün.

Gazimağusa, yürüyerek gezmek için büyük bir şehir olsa da araba ile her yere kolaylıkla ulaşılabiliyor. Nitekim eşsiz tarihi eserlerin bir kısmı Mağusa bölgesinin dışında kalıyor.

Hristiyan dünyası için çok özel bir yere sahip olan St. Barnabas Arkeoloji ve İkon Müzesi, Suriçi’nin yaklaşık 11 kilometre kuzeyinde bulunuyor. St. Barnabas, Hristiyanlığı yaymak için Kudüs’ten bölgeye gelen ancak sonrasında öldürülen bir aziz. Burada kendisi için bir manastır ve müzeye dönüştürülmüş bir kilise var. Manastırda St. Barnabas’ın sembolik bir mezarı bulunuyor. Osmanlı’nın yapımı için yardım ettiği kilisede ise genellikle 1800’lü yıllardan kalma ikonlar var. Salamis’te doğduğu bilinen St. Barnabas’ın hayatı hakkında ipuçları veriyor.

648 yılında Arap istilasına uğrayan Salamis Antik Kenti de Mağusa şehrinin kuzeyinde, sahile yakın bir bölgede bulunuyor. 

Diğer taraftan şehrin sahil kesiminde bulunan Kapalı Maraş bölgesini gezmek mümkün olmasa da dışarıdan bir kısmını görebilirsiniz. Bir zamanlar Kıbrıs’ın en ünlü bölgesi iken Kıbrıs Barış Harekatı’nın yapıldığı 1974’ten bu yana girişe yasaklanmıştır.

Gazimağusa Konaklama Seçenekleri

Gazimağusa; otelleri ve pansiyonlarıyla konaklama seçenekleri açısından oldukça avantajlı. Sur içinde tarihi havayı koklayarak uyuyabileceğiniz gibi, büyüleyici deniz manzarasına bakan bir odada da uyanabilirsiniz. Bunun için birçok alternatif bulunuyor. Palmiye ağaçlarının arasında ve masmavi denizin kıyısında Arkin Palm Beach Hotel, sur içine en yakın lüks otellerden biri. Mağusa şehrine 2 kilometre uzakta bulunuyor. Sur içine 11 km uzakta Salamis Bay Conti Hotel ve 17 km uzakta Long Beach Resort da seçenekleriniz arasında olabilir. Şehrin tarihi dokusundan kopmak istemiyor musunuz? O halde Lala Mustafa Paşa Camii’yi gören Golden Palms Guest House’u da tercih edebilirsiniz.

Gazimağusa’da Eğlence ve Gece Hayatı

Gazimağusa, Kuzey Kıbrıs’ın diğer şehirlerindeki kadar olmasa da oldukça hareketli. Şehir, Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ev sahipliği yaptığından tıpkı Girne gibi öğrenci nüfusu burada oldukça fazla. Özellikle yaz aylarında mekanların kalabalık olduğunu söyleyebiliriz. Sur içinde şehrin tarihi dokusuna uygun pek çok restoran, bar ve meyhane bulunuyor. Gerçekten tarihi bir mekan tavsiyesi isterseniz, rotanızı Haçlı Kilisesi içinde yer alan De Molay’a çevirebilirsiniz. 13’üncü yüzyılda şövalyeler ve hastane rahipleri tarafından inşa edilen bu mekan, uzun yıllar Kıbrıs’taki tüm imparatorluklar için hizmet vermiş ve ibadet için kullanılmış. Günümüzde ise bar olarak hizmet veriyor. Ayrıca Duayen Meyhanesi, Othello Meyhanesi ve Hamam Inn de şehrin popüler mekanlarından bazıları. Güler yüz ve misafirperverliğin üst düzeyde olduğu mekanlarda kendinizi ilk ve tek müşteri gibi hissedebilirsiniz. Kıbrıs’ta yaşam pahalılığı için buradaki makalemize göz atabilirsiniz: Kıbrıs Yaşam Maliyeti

Gazimağusa’daki Festivaller ve Yerel Etkinlikler

Gazimağusa eşsiz tarihi ve doğal güzelliğinin yanında kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapıyor. Her yıl Nisan ayında ‘Mormenekşe Enginar Festivali’, Haziran ayında ‘Uluslararası Mağusa Sanat ve Kültür Festivali’ ve Ağustos ayında ‘Yeniboğaziçi Pulya Festivali’ düzenleniyor. Bu süreçte konserler, dans gösterileri ve tiyatro oyunları da yapılıyor. Eğer ziyaret tarihleriniz bu festivallere denk geliyorsa yerel kültürü tanımanız açısından katılmanızı tavsiye ederiz.

Gazimağusa’nın Plajları ve Sahilleri

Gazimağusa’nın eşsiz kumsalları dünyanın en iyi plajları arasında bulunuyor. Palm Beach, surlara 2 km uzakta, Kapalı Maraş‘ın başlangıcında yer alıyor. Hayalet şehir Maraş’a giriş mümkün olmasa da gölgesinde denize girmek çok farklı bir deneyim sunuyor. Pırıl pırıl Kocareis Plajı ise Salamis Antik Kenti’nin hemen önünde uzanıyor. Burası şehrin en popüler plajlarından biri. Bunların yanı sıra Glapsides, buraya yakın bir başka plaj.

Salamis Antik Kenti’nin hemen yakınındaki Silver Plajı ise bir başka seçenek.

Gazimağusa’da kiralık daire ve kiralık villa fiyatlarını merak ediyorsanız bu yazımızı inceleyebilirsiniz: Gazimağusa kiralık ev fiyatları

 

Sizi arayalım.

Gazimağusa’da tatil, yatırım veya emlak projeleri hakkında bilgi almak için lütfen buradaki formu doldurun.

Konuşmaya Başla
Detaylı bilgi alın
Merhaba,
Size nasıl yardımcı olabiliriz?